BİST

BIST 100 Güne Düşüşle Başladı Küresel Riskler Satışları Artırdı Enerji Hisseleri Pozitif Ayrıştı

20 NIS 2026
BIST 100 Güne Düşüşle Başladı Küresel Riskler Satışları Artırdı Enerji Hisseleri Pozitif Ayrıştı

Borsa İstanbul’da haftanın ilk işlem gününde küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve zayıflayan yatırımcı güveninin etkisiyle BIST 100 endeksi yüzde 0,86 oranında değer kaybederek 14.462 puan seviyesinden açılış yapmış ve haftaya belirgin şekilde negatif bir başlangıç gerçekleştirmiştir. Bu görünüm, küresel gelişmelerin yerel piyasalar üzerindeki etkisinin güçlü şekilde hissedildiğini ve yatırımcıların daha temkinli bir duruş benimsediğini ortaya koymaktadır.


Endeksin aşağı yönlü hareketinde, önceki haftalarda kaydedilen güçlü yükselişlerin ardından gelen kâr satışları ve yatırımcıların artan belirsizlik ortamında risklerini azaltma eğilimi etkili olmuştur. Özellikle kısa vadeli yatırımcıların elde ettikleri kazançları realize etmeye yönelmesi, satış baskısının açılış itibarıyla belirginleşmesine neden olmuştur.


Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin enerji arzına ilişkin endişeleri artırması, küresel risk iştahını baskılayan temel unsurlar arasında yer alırken, bu durum piyasalarda daha temkinli bir fiyatlama davranışının oluşmasına yol açmıştır. Enerji arzına yönelik risklerin artması, küresel ekonomik dengeler açısından da önemli bir belirsizlik kaynağı olarak öne çıkmaktadır.


ABD’nin İran’a ait bir gemiye müdahale ettiği yönündeki gelişmeler, bölgedeki tansiyonu yükselterek piyasalarda güvenlik risklerini artırmış ve yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden olarak satış baskısını güçlendirmiştir. Bu tür jeopolitik gelişmeler, kısa vadede piyasalarda volatilitenin artmasına neden olan başlıca faktörler arasında yer almaktadır.


Bankacılık hisselerinde yoğunlaşan satışlar dikkat çekerken, bankacılık endeksinin yüzde 2’nin üzerinde gerilemesi BIST 100 endeksi üzerinde belirgin bir baskı oluşturmuştur. Bankacılık sektörünün endeks içindeki yüksek ağırlığı göz önüne alındığında, bu gruptaki satışların endeks genelindeki düşüşü hızlandırdığı açıkça görülmektedir.


Enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş ise petrol ve kimya sektörlerinde sınırlı da olsa pozitif bir ayrışma yaratmış ve bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hisselerinin genel piyasa eğilimine kıyasla daha dirençli kalmasına katkı sağlamıştır. Enerji fiyatlarının artması, bu sektörlerin gelir beklentilerini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır.


Endeks açılış sonrasında da negatif görünümünü korurken, satışların yalnızca belirli hisselerle sınırlı kalmayarak piyasa geneline yayıldığı görülmüş ve genel olarak zayıf bir piyasa görünümünün hâkim olduğu dikkat çekmiştir. Bu durum, yatırımcıların geniş çaplı bir risk azaltma sürecine girdiğini göstermektedir.


Sektör bazında incelendiğinde aracı kurum hisselerinin haftaya en sert düşüşle başlayan sektör olduğu görülürken, bu sektördeki kayıpların dikkat çekici seviyelere ulaştığı gözlenmiştir. Aracı kurumları diğer sektörler takip etmiş ve piyasanın genelinde aşağı yönlü hareketlerin etkili olduğu görülmüştür.


Buna karşılık petrokimya, tekstil, sigorta ve teknoloji sektörleri sınırlı da olsa yükseliş kaydederek piyasa genelinden pozitif ayrışmış ve yatırımcıların bu alanlara yöneldiği dikkat çekmiştir. Bu tablo, yatırımcıların daha seçici davranarak belirli sektörlerde fırsat arayışını sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.


BIST 100’de EFOR, KLRHO, GSRAY, RALYH ve TUPRS hisseleri en çok yükselenler arasında yer alırken, bu hisselerin piyasa genelindeki zayıf görünüme rağmen daha güçlü bir performans sergilediği görülmüştür. Bu durum, sınırlı da olsa piyasada alım yönlü hareketlerin devam ettiğini göstermektedir.


FENER, SARKY, PSGYO, ZOREN ve TRALT hisseleri ise en çok düşenler arasında yer alırken, bu hisselerde satış baskısının daha yoğun hissedildiği ve yatırımcıların bu varlıklardan çıkış eğiliminin arttığı dikkat çekmiştir. Piyasa genelinde ANELE, ZGYO ve KTSKR en çok yükselen hisseler olarak öne çıkarken, SVGYO, TERA ve FENER en çok düşen hisseler arasında yer almış ve bu durum piyasa içindeki dalgalanmanın yüksek seyrettiğini ortaya koymuştur.


Döviz piyasasında dolar/TL kuru 44,87 seviyesinde yatay bir seyir izlerken, euro/TL kurunun 52,82 seviyesine yükseldiği görülmüş ve kur tarafında hisse senedi piyasasına kıyasla daha dengeli bir görünümün hâkim olduğu anlaşılmıştır. Altın fiyatlarında ise küresel gelişmelerin etkisiyle geri çekilme yaşanmış ve gram altın yüzde 0,75 oranında değer kaybederek 6.916 TL seviyesine gerilemiştir. Bu durum, küresel emtia piyasalarındaki fiyat hareketlerinin yurt içi piyasalara doğrudan yansıdığını göstermektedir.


Küresel piyasalara bakıldığında Asya borsalarının genel olarak pozitif bir görünüm sergilediği görülürken, Avrupa ve ABD vadeli endekslerinin negatif seyretmesi risk iştahındaki zayıflığın sürdüğüne işaret etmektedir. Bu tablo, küresel piyasalarda temkinli görünümün devam ettiğini ve bunun Borsa İstanbul üzerinde baskı yarattığını ortaya koymaktadır.


Yatırımcılar teknik açıdan 14.400 puan seviyesini kritik bir destek noktası olarak izlemeye devam ederken, bu seviyenin korunup korunamayacağı piyasanın kısa vadeli yönü açısından belirleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmelerin seyri, özellikle Orta Doğu’daki gerilimin nasıl şekilleneceği, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel piyasalardaki risk iştahının yönü Borsa İstanbul’un performansı üzerinde belirleyici olmaya devam ederken, bu unsurların yatırımcı kararları üzerinde doğrudan etkili olmayı sürdüreceği öngörülmektedir.