Petrol Fiyatları ve Savaş Riski Küresel Para Politikalarını Etkiliyor

Küresel ekonomide jeopolitik risklerin artması ve enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş merkez bankalarının para politikası stratejilerini yeniden değerlendirmesine neden oldu. Orta Doğu’da devam eden çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi küresel enflasyon görünümü üzerinde güçlü bir baskı oluştururken ABD Merkez Bankasının faiz indirimi planlarını da doğrudan etkiledi. Yılın başında piyasalar ABD’de iki faiz indirimi beklerken enerji maliyetlerinin yükselmesi ve enflasyon risklerinin artması nedeniyle bu beklentiler önemli ölçüde geriledi. Analistler Fed’in mart ayındaki toplantısında politika faizini sabit tutmasının beklendiğini ve ilk faiz indirimi ihtimalinin haziran ayından eylül ayına kaydırıldığını belirtiyor. Enerji fiyatlarındaki artış ABD’de tüketici fiyatları üzerinde doğrudan etkili olurken perakende benzin fiyatlarının galon başına 3,60 dolar seviyesini aşarak 4,25 dolara doğru yükseldiği görülüyor. Bu gelişmenin yaz aylarında enflasyon oranını yüzde 3,5 seviyesine taşıyabileceği değerlendiriliyor. Enflasyonun hedeflenen yüzde 2 seviyesinden uzaklaşması para politikasında sıkı duruşun daha uzun süre korunabileceğine işaret ediyor. Bazı ekonomistler bu nedenle 2026 yılı için planlanan faiz indirimlerinin daha ileri bir tarihe ertelenebileceğini öngörüyor. ABD ekonomisi büyüme açısından güçlü kalmaya devam etse de istihdam piyasasında bazı zayıflama işaretleri görülmeye başladı. Şubat ayında yaklaşık 92 bin iş kaybı yaşanması ve işsizlik oranının yüzde 4,4 seviyesine yükselmesi dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Jeopolitik risklerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkileri Fed’in politika kararlarını daha karmaşık hale getiriyor. Döviz piyasalarında doların güçlü kalmaya devam ettiği ve enerji fiyatlarındaki artışın ABD para birimini desteklediği görülüyor. Japonya Merkez Bankasının ise mevcut para politikası duruşunu koruyarak politika faizini yüzde 0,75 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Japon ekonomisinde ücret artışlarının güçlü seyretmesi ve çekirdek enflasyonun istikrarlı kalması para politikasında sıkılaşma ihtimalini canlı tutuyor.