EMTİA

Altın Piyasasında Güçlü Görünüm: Barış Beklentileri ve Enflasyon Kaygılarındaki Azalma Fiyatları Destekliyor

17 NIS 2026
Altın Piyasasında Güçlü Görünüm: Barış Beklentileri ve Enflasyon Kaygılarındaki Azalma Fiyatları Destekliyor

Altın fiyatları küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde yatay bir seyir izlese de artan jeopolitik iyimserlik ve makroekonomik gelişmelerin etkisiyle üst üste dördüncü haftayı da yükselişle kapatmaya hazırlanıyor. ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya yönelik beklentilerin güçlenmesi, yatırımcıların güvenli liman talebini yeniden şekillendiriyor.


Ons altının 4.800 dolar seviyelerinde dengelenmesi, haftalık bazda yaklaşık yüzde 1’lik bir yükselişe işaret ederken fiyatların mart ayındaki düşük seviyelerin belirgin şekilde üzerinde kalması, piyasalarda güçlü bir toparlanma sürecinin devam ettiğini gösteriyor.

Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle küresel risk algısında yaşanan değişim, altın fiyatlarında yukarı yönlü hareketi destekliyor. İsrail ile Lübnan arasında sağlanan ateşkes ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile görüşmelere ilişkin açıklamaları, piyasalarda barış beklentilerini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.


Ancak Trump’ın İran’ın bazı koşulları kabul ettiğine yönelik açıklamalarının henüz doğrulanmamış olması, piyasalarda belirsizliğin devam ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, yatırımcıların temkinli bir iyimserlik içerisinde hareket etmesine neden oluyor.

Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, enflasyonist baskıların azalabileceğine yönelik beklentileri güçlendirirken bu gelişme merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentileri de etkiliyor. Daha düşük enflasyon beklentisi, altın için daha destekleyici bir ortam oluşturuyor.


Dolar endeksindeki zayıflama da altın fiyatlarını destekleyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ABD dolarının değer kaybetmesi, altını uluslararası yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor. Genel olarak bakıldığında, altın fiyatlarında yukarı yönlü eğilim korunurken jeopolitik gelişmelerin seyri ve makroekonomik veriler bu trendin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.