POLİTİKA

Enerji Krizinde Yeni Gerçek: Sınırlı Müdahale ve Artan Enflasyon Riski

12 NIS 2026
Enerji Krizinde Yeni Gerçek: Sınırlı Müdahale ve Artan Enflasyon Riski

Küresel enerji piyasalarında ortaya çıkan yeni arz daralmaları ve buna bağlı olarak hızla yükselen petrol ve doğalgaz fiyatları, hükümetlerin geçmiş kriz dönemlerinde uyguladığı geniş kapsamlı mali müdahaleleri tekrar devreye sokma kapasitesini ciddi şekilde sınırlandırırken, özellikle 2022 ve 2023 yıllarında devreye alınan yüksek maliyetli sübvansiyon programlarının kamu bütçeleri üzerinde yarattığı yükün hâlâ tam olarak telafi edilememiş olması, günümüzde politika yapıcıların çok daha temkinli ve seçici adımlar atmasına neden oluyor ve bu durum enerji fiyat artışlarının doğrudan tüketici enflasyonuna yansıma ihtimalini güçlendiriyor, yüksek borç/GSYİH oranları ve küresel ölçekte artan faiz oranları nedeniyle yeni borçlanmanın maliyetli hale gelmesi, hükümetleri açık finansmanlı destek paketleri yerine bütçe içi yeniden dağılım politikalarına yönlendirirken, özellikle gelişmiş ekonomilerde piyasa temelli fiyat mekanizmasının daha baskın olması nedeniyle enerji maliyetlerindeki artışın hane halkı harcamalarına daha hızlı ve sert biçimde yansıması bekleniyor, buna karşılık Asya ekonomilerinin yerel para birimi bazında fiyat artışlarını sınırlayan mali tedbirler uygulayarak küresel fiyat şokunu kısmen absorbe etmesi, bölgesel farklılaşmanın giderek belirginleştiğini gösteriyor, Avrupa tarafında ise yeniden yürürlüğe giren mali disiplin kuralları ve artan devlet borçlanma maliyetleri nedeniyle genişleyici mali politikaların yalnızca derin bir ekonomik daralma veya resesyon senaryosunda gündeme gelebileceği öngörülürken, gelişmekte olan ülkelerde enerji ithalatına bağımlılığın yüksek olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışın hem cari işlemler dengesi hem de kamu maliyesi üzerinde çift yönlü baskı yarattığı ve bu durumun makroekonomik kırılganlıkları artırdığı değerlendiriliyor, tüm bu gelişmeler ışığında küresel ölçekte enerji şoklarının artık daha sınırlı mali müdahalelerle karşılandığı ve bunun da enflasyon dinamiklerini daha kalıcı hale getirebileceği bir döneme girildiği ifade ediliyor.